Perşembe'de Turizm

Perşembe'de Turizm

PERŞEMBE’DE TURİZM

Merkez ilçe ile beraber 19 ilçemiz vardır. Bunların içinde,Perşembe,hakikaten çok özel bir konuma sahip bulunuyor. Çünkü,bu şirin ilçemiz,hem deniz hem de doğa unsurlarını barındırmaktadır. 
Peki,Perşembe,Türkiye turizmi bazında,istenen düzeyde midir? Buna,olumlu cevap veremiyoruz. Bu durum,ilimiz ve hatta bölgemiz için bir ölçüde doğrudur. Oysa,Perşembe,şirinliği,sükuneti,otantik dokusu ile,çoktan belli bir seviyeye getirilmiş olmalıydı. Bu güne kadar,bu yapılmadı. Öyle ise kara kara düşünecek miyiz? Elbette,bu pessimist bakış,doğru değildir. 
Çok uzun bir mazisi olan Perşembe(Vona),ne yazık ki,tarihi doku ve unsurları bakımından zengin değildir. Bu olumsuzluğun,belki en başta gelen sebebi,koruma bilincimizin çok zayıf olmasıdır. Cenevizlilerden beri bilinen Perşembe ilçemizde,tarihsel süreç içinde bir çok yapının olmaması düşünülemez. Fakat,iklimin nemli ve yağışlı olması(kullanılan malzemenin ahşap olması nedeniyle, nem ve yağışa dayanamaması) ve bir de kullanmadaki duyarsızlık buna eklenince,ortaya işte böyle bir manzara çıkıyor.
1455 tarihli Osmanlı Arazi Kayıt Defteri’ne göre,o zamanlar Satılmış Nahiyesi olarak İdari teşkilatta yeri olan bu günkü Perşembe,tabii bir limana sahip olması nedeni ile de ayrı bir değere sahiptir.
1900’lü yılların başlarındaki fotoğraflara baktığımızda Perşembe konak ve evleriyle cidden çok otantik olarak görülüyor. Bunlar,korunsaydı,bu gün,Perşembe için başka bir gelir kaynağına ihtiyaç kalmayacaktı. Sırf turizm,bu güzel ilçemize yetecekti.
Zengin ve büyük bir çeşitlilik gösteren unsurları ile Perşembe,yakın gelecekte,turizmdeki payını alacaktır. Çalışmalardan,bunu anlamaktayız.
Bir kere,Perşembe,kıyıları itibarı ile,bütün Karadeniz sahilinin en otantik,en görkemli ve en büyüleyici manzaralarına,oluşumlarına sahip bulunuyor. Kıyı ve deniz turizmi bölümünde bu konu ayrıca işlenecektir.
Öte yandan,Perşembe coğrafyasında,çok sayıda şelale,akarsu,orman ve ilginç tepeler mevcuttur. Bunlardan da ilgili bölümde söz edilecektir.
Perşembe,yöresel yemekler bağlamında da ayrıcalıklı bir yeri olan ilçemizdir. Meyve ve sebze türlerinin zengin olması,yöresel yemeklerin çeşitli olmasının nedenidir.
Her ne kadar,geleneksel el sanatlarının bir kısmı unutulmuş veya terk edilmiş olsa bile,Perşembe,bu manada da günümüze çok şey katmaktadır. İlçenin değişik köylerinde ve ilçe merkezinde az sayıda insan,geleneksel el sanatlarımızı yaşatmak için yoğun mücadele vermektedirler.
Osmanlı döneminde,Perşembe’de bir çok han,hamam ve küçük bir çarşının olduğunu Evliya Çelebi’nin eserinden anlıyoruz. (Bkz. Tarihten Günümüze Perşembe,Sıtkı Çebi).
Kısaca,Perşembe,birbirinden değişik unsurları ve tarihi ile, İl turizmimiz bazında çok önemli bir coğrafya olarak dikkati çeker.

a-TARİH TURİZM
Tarihi olarak en az 3 bin yıllık bir geçmişi olan Perşembe’de, günümüze kalan pek az eser ve mekan kalabilmiştir.
Evliya Çelebi( 17.y.y.) Perşembe’den (Vona) şu şekilde bahseder:
“........(Fatsa’dan) kalkarak,İstefani Burnu denen mahalle geldik. (Yasonburnu).Deryaa doğru on mil çıkmış sivri bir burundur. Dağlarında mamur Rum(Evliya Çelebi’nin rum dediği hıristiyan rumlar değil,İç Anadolu’dan gelen Türklerdir. Çünkü o zamanlarda buralara Roma diyarı denilirdi. Sıtkı Çebi) köyleri vardır. Bunlar da Canik toprağında mahsuldar köylerdir. Bu burnu geçip şimal (kuzey) tarafından Vona Kalesi’ne geldik.
Vona,Ceneviz Frenklerini binasıdır. Canik Sancağı hükmünde Subaşılıktır. Kalesi,deniz kenarında eski yuvarlak bir kaledir. Dizdarı (kale komutanı) ve neferleri (askerleri) vardır. Ama cephanesi,ol kadar iyi değildir. Camileri,hanı,hamamı,çarşısı vardır.
Burası,güzel,demir tutar,büyük bir limandır. Gemilerin demir bırakmadan yatması mümkündür.” (5)(1955 yılında Ordu iline bağlı bir kaza yapılan Perşembe’nin tarihi ile ilgili bölümde geniş bilgi olduğundan bu bahsi geçiyoruz.)
Perşembe’de bulunan ve turistik değer taşıyan tarihi mekan ve unsurlar şöyledir: 

MEDRESEÖNÜ AFIRLI CAMİİ:
İlçenin iki beldesinden biri olan Medreseönü Afırlı Mahallesinde bulunan bu tarihi cami,tamamen ahşaptandır. Hiç restorasyon görmediğinden mimari olarak,önemlidir. Sahile 5 km. uzaklıktadır. 

DOĞANLI HASAN EFENDİ TÜRBESİ:
Yörede evliya olarak kabul edilen Müderris Molla Hasan Efendi adına yaptırılmış olan türbenin Osmanlıca kitabesi vardır. Doğanlı Mezarlığının içinde bulunan türbenin estetik bir yapısı yoktur.

YASONBURNU YARIMADASI:
Bu şirin yarımada,Perşembe ilçe merkezine 15,il merkezine 28 km. mesafede Çaytepe Köyü sınırları içindedir. İnce ve sivri burunun kıyıdan itibaren uç noktaya olan mesafesi,yaklaşık olarak 500 metredir.
Burunun doğu kıyısı,baştan sona,istiridye ve midye kabukları ile çok süslü bir görünümdedir.
Burunun üzerinde 1869 tarihli bir Rum kilisesi mevcuttur.
Ayrıca,burada,üç bin sene öncesinden kalma balık havuzları mevcuttur.
Yine burada,2400 yıl öncesine ait,iskele taban ayakları,değirmentaşı şeklinde yapılmış iskele tabanları mevcuttur.

HOYNAT ADASI:
İlçenin en önemli tarihi ve unsurlarından biridir. Ramazan Köyü sınırları içindedir. Hoyat tünelinin hemen yanındadır. Tarihi çok eski zamanlara kadar iner. Eski gemiciler burayı,bir çeşit depo ve sığınak olarak kullanmışlardır. Üzerinde hala küçük sur kalıntıları bulunur.Tünelin bulunduğu burun Ortakaradeniz yöresinin en güzel yeridir.Ada martı ve karabatakların üzerinde yaşadığı kuş cennetidir.

ANAÇ TARİHİ CAMİİ:
İlçenin 4 km. kadar güney-batısında,Sarayköyü sapağında bulunan camiinin artık bir harabe durumundadır.
10-15 yıl önce onarılacak durumda iken,ilgisizlik nedeniyle,tamamen çökmüştür.
Bir zamanlar burada dört köy halkı cuma namazı kılarmış.
Tarih ve kültür turizmi açısından maalesef pek bir şey ifade etmemektedir.


SOĞUKPINAR MEZARLIĞIVE TARİHİ CAMİİ:

Eskiden Aladere olarak bilinen bu köydeki mezarlık ve camiinin y150-200 yıllık bir geçmişi vardır.
Camii,tamamen taş malzeme kullanılarak yapılmıştır.
Mezarlık ise,çok büyük olup,kitabeli kabir taşları bulunur.
İlçenin en uzak köylerinden olan Soğukpınar,bu mezarlık ve camisi ile,eski mabet ve mezarlık görmek isteyenler için önerilebilir.
İlçenin bazı köylerinde küçük ve önemsiz bazı tarihi yapılar,hala varlığını sürdürmektedir.

EFİRLİ CAMİİ VE MEZARLIĞI:
İlçenin Efirli Köyü,sahil kesimindedir. Camiinin kitabesi mevcuttur. 150 senelik bir geçmişi vardır. 
Mezarlıkta birbirinden farklı ve estetik mezar taşları ve kitabeler bulunur. Kültür Bakanlığı’na kayıtlı Türk Aile Mezarlığıdır.
Mezarlıktan,bu yörenin çok önemli bir yerleşme yeri olduğu anlaşılmaktadır. Burada,II. Mahmut’tan korkarak gelmiş olan Yeniçeri askerlerinin de mezarları vardır.
Tek şerefeli minaresi olan camiinin içi az-çok restore edilmiş olup mihrab ve iç kapı orjinaldir.
Esseyyid Hacım İbrahim Ağa gibi önemli şahsiyetlerin mezarları da buradadır.
D.S.İ. binasının hemen yanı başında olan bu mezarlığın yerli turistler açısından gezilebilecek bir yer olduğunu belirtebiliriz. 

b-DENİZ VE KIYI TURİZMİ:
Perşembe’nin kıyı boyu, 40 km.dir. Efirli’de başlayıp Belicesu’da biter. Fakat,hemen belirtmeliyiz ki,bu kıyılar,koyları,su altı mağaraları,hemen kıyı boyunca yükselen ilginç kayatik oluşumları,kumsalları,doğal manzarası bakımından müstesna bir konum arz eder. Bu kıyılar,tekne turizmi ve çeşitli su altı ve su üstü sporları için gayet elverişlidir.
Bu kıyılarda bazı noktalar son derece turistik kimliktedir. Şimdi bunları teker teker ele alalım:

BELİCESU:
İlçenin en batı noktasındadır. Çok görkemli bir kıyıya sahip olan Belicesu’ya yukarıdan bakmanın keyfini tarif etmek mümkün değildir. Sanki bir seher rüyasını andırır. En doğrusu,bu güzelliği bizzat yaşamak için,buraya gelmektir

MEDRESEÖNÜ:
Bir tatil beldesidir. Çok ilginç kıyıları vardır. Belde içinde,Gebeşoğlu Turistik Tesisleri ve oteli bulunur.
Yalı mevkii,oldukça görkemli bir manzara arz eder.
Beldede ayrıca üç adet kamyoncular için hizmet veren lokanta mevcuttur.
Karga Tepesi,muhteşem bir temaşa zirvesidir. Buradan, Medreseönü,Yalıköy,Bolaman ve Fatsa sahillerinin görünümü bir başkadır.
Medreseönü halkı,turistik bilince sahiptir.
Uzunsaçlı’nın Yeri,bütün Türkiye’de meşhurdur.

BÜYÜKAĞIZ:
İlçenin 21 km. kadar batısındadır. Burası eskiden beri bir yerleşim yeridir. Güzel bir manzarası vardır. Asude bir tatil beldesi olarak değerlendirilmelidir. Yeterli sayıda ve kalitede yeme-içme ve dinlenme mekanı yoktur. Bunlar yapıldığı takdirde,Büyükağız, bir turizm alanı olarak ilgi görecektir.

YALANCIYASON:
Yasonburnu’nun 1 km,kadar batısındadır. Denize doğru hafifçe sokulan pek hoş manzaralı bir yerdir. Fakat,buranın güzelliği ve farkı,henüz anlaşılmamış durumdadır. Mesela,burada çadır kampı yapılabilir.
 
YASONBURNU FENERİ
14.11.1964 Yılında hizmete açılmıştır. Denizden yüksekliği 11 m.,çakar sistemlidir.Elektirik- akülü sistemli olup, 41 08 30 Kuzey, 37 41 06 Doğu ……………arasındadır. 

YASON BURNU TURİZM MERKEZİ: 
Tarih kısmında da belirtildiği gibi,ilçenin 15 km.kadar batısında,Çaytepe köyündedir. Burası 1.Derece Arkeolojik,2.derece doğal sit alanıdır. Oldukça özelliklidir. Ordu ve ilçe turizminin atar damarlarından biridir. Doğal güzelliği,tarif edilemez. Yaz aylarında 20 gün,güneşin doğuşu ve batışı,çıplak gözlene izlenebilir. Burundan,etraftaki manzarayı seyretmenin tadına doyulamaz.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ait olan bu şirin ve hayranlık verici yarımada üzerinde tarihi bir kilise vardır ki,1869 yılında,yörede yaşayan Rumlar tarafından yapılmıştır. Daha önceki zamanlarda,buruna yakın bir noktada eski bir kilisenin varlığından söz edilmektedir.
Ancak,her hangi bir buluntu yoktur.
Bu kilise mimari olarak gerçekten önemlidir. Yabancı turistler (özellikle hıristiyanlar)için,görülmesi lazım gelen önemli bir mabettir. İnanç ve kültür turizmi açısından burası,ayrı bir öneme sahiptir.
Yarımadanın doğu kıyısı bir uçtan diğer uca tamamen,istiridye ve midye kabukları ile sanki bezenmiştir. Bu manzaraya bir tek burada tesadüf edilir. Yarımadanın bir başka özelliği ise,deniz tarafında Karadeniz sahili boyunca, üzerinde kilise bulunan tek yarımada olmasıdır. Bir yıl öncesine kadar kilise,defineciler tarafından büyük oranda tahrip edilmiş durumda idi. Ancak,Valimiz sayın Kemal YAZICIOĞLU,buraya çok büyük bir öncelik verdi. Valiliğin mütevazı imkanları ile,bu kilise 2004 yılı mayısından itibaren onarım için çalışma başlatıldı. Kısa sayılabilecek bir zamanda,kilise,yeniden eski haline getirildi.
TEDAŞ tarafından yer altı kablo sistemiyle ışıklandırıldı. 
Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü,anayoldan itibaren olan stabilize yolu,asfaltladı.
Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ise,bütün bu çalışmaları koordine etti.
Yarımadada üç bin yıllık balık havuzları bulunmaktadır. Bu havuzları görmek için çok sayıda yerli ve yabancı turist,buraya gelmektedir..
Yine Valiliğimiz imkanları ile buranın çevre düzenlemesi yapılmaktadır. En geç Temmuz 2005’de tam olarak hizmete açılacaktır.
Kilise çevresinde bulunan 4754 m2 lik alanın kamulaştırma işlemleri Valilikçe yürütülmektedir.
Yarımadanın bir başka özelliği daha vardır:
Dünyaca ünlü Argonot yahut Altınpost Efsanesi’nin geçtiği yer işte burasıdır. Bu efsaneyi tasvir eden iki adet rölyef,Sayın Valimizin öncülüğünde mimar Emin Öztürk tarafından yapılmış olup,yarımadaya çok antik bir görüntü vermektedir.

Yasonburnu yarımadası tarihi ve doğal olarak bir cazibe merkezidir. Henüz bir düzenleme ve restorasyon yokken bile,binlerce yerli ve yabancı turist,mutlaka burayı ziyaret etmekteyken,onarım ve çevre düzenlemesi bittikten sonra,bu sayının birkaç misli artacağına şüphe olamaz.
Karadeniz otoyulunun,sahilden (Bolaman-Perşembe kesiminin) arkaya alınmasından sonra,burası,turistik olarak çok büyük bir hareketlilik kazanacaktır. Çünkü gürültüden ve ağıır taşıtlardan kurtulmuş olacaktır.

ÇAKA KUMSALI:
İlçenin en natural köşelerinden olan Çaka Kumsalı,Hoynat adası yakınındadır. Ekolojik kirlilikten uzak kaldığı için,önemi büyüktür. Kumsalın uzunluğu 1300 m.dir. Kumu ince ve beyazdır. Suyu,yapılan analizlerden de anlaşılmıştır ki,tertemizdir. Bu kumsalın,mavi bayraklı olarak turizme açılması için,Ordu Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Perşembe Kaymakamlığınca başlatılan proje hazırlama çalışmaları devam etmektedir. Bu projenin hayata tatbikinden sonra,Çaka Kumsalı,uluslar arası bir standarda kavuşturulmuş olacaktır.
Kumsal üzerinde bulunan bazı yapıların ya modern turizm anlayışına göre, restore edilmesi,yahut tamamen kaldırılması da kaçınılmaz gözükmektedir. Çünkü,başka türlü,buradan istenen turistik canlanma beklenmemelidir.
Bununla birlikte,bir şahıs tarafından, bu kumsal üzerinde modern tesis ve unsurlar yapma çalışmaları devam etmektedir.

MERSİN KÖYÜ BALIKÇI BARINAĞI:
Burası çok güzel bir koydur. Manzarası hoştur. Gelip geçenler,hayranlıklarını gizlemezler. İsteyenler,burada motor ve teknelerle denize açılabilir veya kıyı boyunca gezi yapabilirler.
Öte yandan,Mersin köyü insanı,(elbette tümOrdulular)cana çok yakındır,turistlere karşı,gayet güler yüzlü ve sıcak davranırlar.
ÇAM BURNU:
125 Yıldır gemilere yol gösteren ilçemizin Çamburnu Feneri, 1880 yılında Fransızların Osmanlı Devletine olan borcuna karşılık Fransızlar tarafından yapılmıştır.Denizden Yüksekliğ 39 m., Çakar sistemli, Elektirik akülü, 41 derece 07 dakika 55 saniye kuzey enlemi ile , 37 derece 48 dakika 18 sahiye doğu meridyenleri.arasında bulunmaktadır.
1880 Yılından bu yana fener hizmeti KOÇ ailesi tarafından verimliktedir. 


ÇEŞMEÖNÜ:
İlçenin batı tarafında olan bu güzel mekan,turistik bir değer ifade eder. Bir akşam çayı içmek için,burada mola verenler,pişman olmayacaklar,tam aksine memnun ayrılacaklardır.
Yalnız burada,yeterli dinlenme,yeme-içme mekanları mevcut değildir. Acilen yapılması,turizm sektörü adına ve ilçenin gelişmesi için zorunluluk kabul edilmelidir.

KIŞLAÖNÜ:
İlçe merkezindedir. Çok güzel bir manzarası vardır. Hele,deniz tarafından seyri,bir başkadır. Yine buradan da motor veya teknelerle gezi yapılabilir,Perşembe kıyılarının tadı 
çıkarılabilir. Bir kere daha belirtilmelidir ki,Perşembe kıyılarının panoramik manzarası,hakikaten görülmeye değer. 
Denizden hafifçe yükselen fındık bahçeleri ile dalgalı arazi görünümünü temaşa için,biraz açılmak en iyisidir.


AKTAŞ PLAJI:
İlçe merkezine 1 km.dir. Otel Vona’nın batısındadır. Ayrıca Tünelin üstünde,zarif bir motel bulunur. Fen Edebiyat Fakültesinin hemen alt tarafında bulunan plaj,küçük ama,yaz aylarında özellikle de hafta sonlarında oldukça canlı ve hareketli olur.. Öte yandan,her yıl,20 mayıs gününde burada “Aktaş şenlikleri” adı altında etkinlikler tertip edilir. Bunun adı: YEDİ MAYIS GÜNÜ’dür. Binlerce Ordulu ve Perşembeli bu şenliğe katılır. Motorlarla binlerce insan Acısu’ya kadar gider gelir.

EFİRLİ PLAJI:
İlçenin doğusunda,Ordu İl sınırında bulunan Efirli Plajı,uzun yıllardır önemli tatil yerlerindendir. Kamuya ait tatil kamp yerleri ile de bilinen Efirli Plajında yaz aylarında müzik,eğlence ve yeme-içme mekanları da hizmet vermektedir.
Yabancı turistlerden çok yerli turistlerin uğrak yeri olan Efirli Plajı,ilimiz ve Perşembe adına önemli bir cazibe yeridir.
Akasya ağaçları buraya doğal ve farklı bir panorama verir.
Plaj,gözetleme kulesi,can kurtaran ve atlama iskelesi gibi unsurları ile de hizmet vermektedir.

C)DOĞA TURİZMİ:
Perşembe İlçemizin turizm coğrafyası oldukça zengindir,ilginçtir. Yeterli tanıtım yapıldığı takdirde buralar birer turizm merkezi olacaktır.
Şimdi bunları kısaca tanıtalım:

BOĞAZCIK(BAHÇEKÖY) MAĞARASI:
İlçenin Boğazcık Köyü Bahçeköy Mahallesinde olan Boğazcık Mağarası,mağara turizmi adına önemli bir turistik unsur olarak ilgi çekmektedir.
Çaka mevkiine sadece 2 km. kadar bir uzaklıkta olan Boğazcık Mağarası, 300 m. derinliktedir. Aşağıdan yukarıya doğru bir çizgi takip eder.
Giriş kısmı, son derece geniştir.
Bir kaç metre aşağıya inildiğinde 50 kişinin rahatça oturabileceği bir hol mevcuttur.
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü burayı turizme açmak için çalışmalar yapmaktadır. K.T.Ü. mağara ekibi,mağaranın projesini hazırlamış bulunmaktadır.Projeye göre,girişteki geniş alan,Kafe Mağara olarak değerlendirilecektir.
Ordu yöresinde bir çok mağara vardır. Ama,bu mağara,sahile çok yakındır. Tıpkı Ünye-Yazkonağı Mağarası gibi turizme açıldığı takdirde,ulaşım kolaylığı sebebiyle binlerce turistin ziyaret etmeden geçmeyeceği yer olacaktır.
Mağaraya ulaşmak için 500 m.lik patika yolu yürümek gerekir. Mağara içinde pek genç sayılabilecek sarkıt ve dikitler,oldukça ilgi çekicidir. Bir noktadan sonra ileriye yürümek hem tehlikeli,hem zordur.
Fındık bahçesi içinde olan mağara,Perşembe turizmine çok şey katacak özelliktedir.
Bu arada şunu da söylemekte yarar var:
Perşembe coğrafyası,mağara oluşumu için son derece elverişlidir. Bu nedenle ciddi bir araştırma yapılırsa,ilginç mağara ve başka doğal unsurlara tesadüf edilebilir.
Ama,burada bir nokta daha var:
Hemen her ilçemizde olduğu gibi bu ilçemizde de tabela yerleştirme kültürü gelişmemiş. Oysa,Çaka mevkiine “Boğazcık Mağarası” tabelası çoktan konulmuş olmalıydı. Daha önce,(Ekim 2004)İlçe Kaymakamı sayın Uğur Turan ve İl Kültür ve Turizm müdürü Muzaffer Günay,bütün muhtarlarla birlikte bir toplantı yaparak tabela asmanın önemini anlatan birer konuşma yapmışlarsa da,bunun pratikte hiçbir karşılığı olmamıştır.
Görüldüğü gibi;topyekün bir turizm bilinçlenmesine ihtiyaç var. Bu sağlanmadan turizmden söz etmenin fazla bir yararı da yoktur.
Yön ve işaret levhalarının önemli olduğunu bile kavramadan, turizm diye yola çıkmanın verimli olacağını sanmak,biraz hayalci olmaktır.

KURŞUNÇAL ORMANLARI VE ŞELALESİ:

İlçenin Selimiye köyü sınırları içinde ve çok büyük bir alanı kapsayan Kurşunçal Ormanlarının arasında bulunan Kurşunçal Şelalesi,ilimizin en önemli şelalelerindendir. Bir kısmı biraz yatay durumda, şelalenin toplam yüksekliği, 100 m.kadar. Eğer tamamı dikey ve suyu da bol olsaydı,her bakımdan muhteşem olurdu.
Kurşunçal Ormanlarını hemen bütün Ordulular bilir. Burası,Orman turizmi için başlı başına bir potansiyeldir. Kamp,treking (Doğa yürüyüşü) ve diğer doğa sporları yapılabilir. 
İlçe merkezinin 25 km. batı tarafında bulunan Kurşunçal ormanları ve Şelalesi,ilçenin en önemli doğal potansiyellerinden (destinasyon) biridir.Selimiyede alabalık üretme çiftliği bulunmaktadır.
Hemen diğer unsurlar gibi bu muhteşem doğal köşemiz(destinasyon) de acilen tanıtımı çoktan hak etmiş. Bunun için yazılı ve görsel her tür yöntem kullanılmalıdır.
Aynı şekilde Hacılar köyünde bulunan ve bir hayli yüksek olan şelaleyi de burada belirtelim.
İlçede birkaç tane akarsu vardır. Bunlardan bazıları, Akçaova ,Efirli, Şenyurt, Kacalı akarsularıdır.Buraları turizm alanı haline getirmek için gerekli çalışmalara başlanmasında yarar olduğu açıktır.
Ayrıca Ramazan köyündeki Mertek mevkii de denize nazır olup,muhteşem bir temaşa noktasıdır.
Sakarat Tepesi de ilçenin çok mühim turistik mevkisi olarak belirtilmelidir. Ayrıca burada,bir kaç bin yıl öncesinden kalan ateşgedeler de bulunmaktadır.
Şenyurt köyünde benekli alabalık bulunmaktadır.


D-KÜLTÜR TURİZMİ:
Yörede tarihsel manada,mimari özelliği olan çok az yapı vardır. Bunların en önemlisi,herhalde,Efirli’de bulunan Eski Bayındırlık Bakanı merhum Arif Hikmet’in Onat’ın konağıdır. 
Çamarası köyünde bulunan tarihi değirmen ile üstü kapalı ahşap asma köprü,yerel bir unsur olarak anılmalıdır.
Geleneksel el sanatlarında Perşembe,önemli bir yöremizdir. Birkaç köyde,el’an değişik el sanatı ile geçimini temin edenler bulunmaktadır.
Örnek olarak,İlçe’ye bağlı Medreseönü Beldesi Köse mahallesinde ikamet eden Abdullah Ay,bunlardan biridir. Bu kişi,özenle yaptığı kemençeleri ile el sanatlarımıza büyük katkıda bulunmaktadır. 75 yaşını geçen Abdullah Ay,hala işini devam ettirmektedir. Fakat belirtmeden geçemeyeceğiz ki,yeterli satış yapamadığı için artık bırakmak üzere sanatını. Üstelik,gelecek görmediğinden,çırak da yetiştirmemiş. Ne kadar da acı verici bir durum. Bu gibi mahir ustalarımıza karşı vefasızlığımızın bedelini,el sanatlarımızı kaybederek ödüyoruz.

Oysa,bu sanatlara ve ustalara sahip çıkmak,önce devletin ve tabii toplumun temel görevi olmalıdır. Çin mallarının ucuz olduğu için ortalığı doldurduğu günümüzde,orijinal ürünler yapan bu ustaları,neden sahiplenmediğimizin cevabı,turizmimizin de neden gelişmediğinin cevabıdır.
Yabancı turistler,bizdeki bu el sanatlarına çok büyük ilgi göstermektedirler. Bir çoğu,parasını vererek satın almaktadır. Turizm adına,bu büyük imkanı artık değerlendirmeliyiz.
İlçe merkezinde her türlü müzik aletini özgün bir şekilde yapan Lütfi Alkan ustamız da bu kıymetli insanlarımızdan biridir. Küçük atölyesinde,yıllardan beri zanaatını sürdürmektedir. Saz,bağlama,ud,keman,kanun gibi eserler üreten Lütfi usta ve Saray köyünde yaşayan Calal KAYA taş oymacılığının son temsilcilerinden dirir. Mutlaka destek verilmelidir. Yoksa,duyarsızlık devam ederse,bu gibi ustalarımız bu işlerden ellerini-eteklerini çekeceklerdir.

Daha başka ustalar da var. Fakat,bu iki örnek yeterlidir diye düşünüyoruz.
Geleneksel sanatların,kültür turizmindeki önemini kafi derecede idrak ettiğimizi ifade etmek ne yazık ki mümkün değil. Kültür turizminin genel turizmdeki yeri ve önemi ise zaten tartışılamaz.
Perşembe halkı,turizmden gelir etmek istiyorsa,bu ürünleri üretir,Yason burnu başta olmak üzere, bütün kıyı boyunca satışa sunabilir. Fakat,bugüne kadar bu yönteme hiç başvurulmadığı da bir realitedir. Yöre insanı,henüz işin başında. Fakat,azimli olunca, sonra,bir gün,yüksek miktarda döviz girdisi ile ekonomimizin canlılık kazanacağına inanmalıyız.
Perşembe İlçesi şenlikleri ile de ünlüdür. Bu bir kültür zenginliğidir. Bilhassa Perşembe Belediyesinin yıllardan beri çeşitli zamanlarda ve çeşitli vesilelerle düzenlediği ulusal çaptaki etkinlik,festival ve organizasyonlar,yörenin kültürel bir olarak ne denli hareketli ve verimli olduğu göstermektedir.
Ayrıca,Ortatepe köyünde her yıl yapılan Çilek Festivali de önemlidir.
Keza, Perşembe türküleri,manileri,bilmeceleri,dua ve bedduaları da kültür haritasının değişik kodları ve renkleridir.
Sonra düğünleri de başkadır Perşembe’nin. İnsanı pek sever oynamayı. Bunu da kültür turizmi için değerlendirmeliyiz. Yabancılara hitap eden bir Perşembe düğünü,ne kadar da etkili olur,şöyle bir düşünelim.
Dini bayramlardaki bazı farklılıklarda bir kültürel renktir. Örneğin,Perşembe Doğanlı Köyü mezarlığında arefe günlerinde mezarlığını ziyarete gelenlere börek ikram edilmesi gibi.
Misafir ağırlama-uğurlama gelenekleri ve görenekleri de Perşembe kültürünün kültürümüzün bir parçasıdır.
Mahalli yemeklerimizin, kültür turizmindeki yerini henüz farkında değiliz. Halbuki,ister yerli,ister yabancı olsun,buralara gelen insanlar,yemeklerimizi çok merak ediyor. Bunun en çarpıcı örneğini,Vonalı Celal namı ile tanınan Celal Öztürk’ün lokantasında görmekteyiz.
Aşçıları ile ünlü olan Perşembe,aslında yemekleri ile de yöreyi tanıtmalıdır.
Gerçi Perşembe’de yapılan yöreye has yemekler, Ordu genelinde de bilinmekte ve yapılmaktadır ama,unutulmamalıdır ki,Perşembe,sahilde olduğu için öncelikli olarak bir Turizm yöresidir ve bundan azami derecede istifade edebilir. Bu yemeklerimizden bazılarını şöyle sıralayabiliriz:
Turşu kavurması,mıhlama,pancar çorbası ve çeşitleri,melucan (diken ucu) kavurması,ısırgan yağlaşı,galdirik kavurması,sakarca mıhlaması,baldıran çorbası,hoşkuran yemeği,pezik mıhlaması yemeği,lahana sarması,mısır yağlaşı,mısır öğmeci,kabak yemeği,kabak tatlısı,içli tava,hamsili ekmek,hamsi tavası,hamsi buğulama,hamsi köftesi ve balık çorbası.(Daha geniş bilgi için bkz. Tarihten Günümüze Perşembe,Sıtkı Çebi).
Bunca çeşitli ve tarihsel kültürüm değerlerini,tanıtmak için kararlı çalışmalara ihtiyaç olduğu zaten ortadadır.

KONAKLAMA VE YEME- İÇME TESİSLERİ
Konaklama ,eğlence ve yeme-içme tesislerinin turizm için önemini bilmeyen yoktur. 
Perşembe,bu manada yeterli olmasa bile,ihtiyaca bir ölçüde cevap verebilecek turistik mekan ve tesislere sahiptir.
Medreseönü’nden itibaren kıyı boyunca bir çok yeme içme tesisi vardır. Bunların en ünlüsü,Hoynat mevkiinde,denizin hemen üstünde bulunan ve artık herkesçe bilinen Vonalı Celal’in Yeri’dir. İşinin ehli personelle çok leziz yemeklerin sunulduğu bu mekana,bir çok yerli ve yabancı turist uğramaktadır. Mekan,gayet temiz ve nezihtir. Medreseönü’ndeki Gebeşoğlu tesisleri zaten şehirlerarası otobüs lokantasıdır.
Çaytepe köyündeki Sarayburnu lokantası da kaliteli ve hijyenik bir yeme içme yeridir. Müşterileri, oradan memnun ayrılmaktadır.
İlçe merkezinde iki adet otel bulunmaktadır:
Bunların biri Dedeevi’dir. İki yıldızlıdır. Kültür ve Turizm Bakanlığı İşletme belgeli bir tesistir. Personeli güler yüzlü ve niteliklidir. (Tel: 0452-517 38 02 ).
Diğeri Anafor Otelidir. Kacalı Mahallesinde deniz Kenarında Bulunmaktadır.
(Tel:0 452 517 42 21 - 27 - 28)
Bunun yanında Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi Uygulama Oteli (Tel: 0452 517 10 63 ) de bulunmaktadır.
Perşembe ilçemizde turizm giderek canlanmaktadır. Bu bakımdan yeterli sayıda eğlence,yeme-içme ve konaklama tesisine ihtiyaç olduğunu belirtmeliyiz.
Kurumsal Mail Su Borcu ÖdemeKonaklama AlanlarıOrdu BB.Cittaslow PERŞEMBEKent Rehberiİstek ve ŞikayetHizmet RehberiPerşembe Sanal Tur